3 Şubat 2009 Salı

İKİ ARKADAŞ

Çok samimi iki dost ve arkadaslardir.Fakat bir tanesi çok kurnaz ,atilgan ve hareketli, digeri ise çok saf , dürüst ve sessizdir.Bir gün kurnaz olan arkadas , diger arkadasin yanina giderekislerinin bozuldugunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostuonu hiç kirmaz ve elindeki bütün parayi arkadasina verir.Arkadasi bu parayla islerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olanyine arkadasinin yanina gider ve arkadasinin evlenmek üzere oldugunisanlisini çok begendigini ve kendisine vermesini ister.Arkadasi çok sasirir, ne diyecegini bilemez.Fakat aralarinda o kadar kuvvetli bir sevgi vardir ki arkadasina hayirdiyemez, nisanlisini arkadasina verir.Zaman içinde Saf olanin isleri bozulur ve birden arkadasi aklina gelir( ben ona sikistiginda iyilikyapmistim diyerek) arkadasinin is yerine giderve kendisine çalismasi için iş vermesini ister.Arkadasi ona is vermez. Bizimki pismanlik ve üzüntü içinde geridöner ama yinede arkadasina kizamaz.Bir gün sokakta dolasirken yanina hasta ve yasli bir adam yaklasirFakir oldugu için ilaç alamadagini söyler.Bizimki yasli adamcagizaacir, istedigi ilaçlari alir evine götürüp dinlendirir oturup sohbet ederler bir süre.Ve kısa bir süre sonra yasli adamin öldügünü duyar. Yasli adam çokzengindir ve bütün mirasini kendisinebirakmistir. Saf adam artik zengindir. Biraz da sevdigi dostuna olan kirginligiyla dostunun is yerinin karsisinda bir ev alir ve orayayerlesir. Bir gün evinin kapisini dilenci bir kadin çalar. Yaslikadin çok aç oldugunu, kendisine yemek vermesini ister.Bizim saf hiç düsünmeden kadini içeri alir karnini doyurur, Kimsesiolmadigini ögrendigi kadina ;Kendisinin de yanliz oldugunu söyler ve bu evde birlikte yasiyalim , senevin islerini ve yemekleri yaparsin der,yasli kadin hiç düsünmeden kabul eder.Bir süre sonra yasli kadin bizimkine, kendine uygun bir kiz bulupevlenmesini söyler, Bizimki böyle bir kizi nasil bulacagini, tanidigi olmadigini söyler.Yasli kadin ona uygun bir kiz tanidigini ve kendisiylegörüserebilecegini söyler.Görüsmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve dügün davetiyeleribasilir.Bizimkisi kirgin oldugu halde çok samimi dostunu yinedeunutamamistir . Biraz da geldigi konumu görmesi açisindan samimiarkadasina da davetiye gönderir . Dügün günü gelir çatar . Saf adamdügün salonunda bir seyler söylemek istegiyle mikrafonu alirve baslar yasadiklarini anlatmaya ;''Eskiden çok sevdigim bir dostum vardi . Bir gün isleri bozulunca bendenborç para istedi , elimdeki bütün parayi verdim. Evlenmek üzere oldugum nisanlimi çokbegendigini söyleyerek benden istedi.İçim kan ağlayarak onu da kendisineverdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim.Islerim bozuldugunda onun fabrikasina gittim ve çalismak içinkendisinden iş istedim. o bana is vermedi.Çok üzüldüm, ama yinede arkadasima kizmiyorum Çünkü biz gerçekdosttuk.'' Bu konusma üzerine kurnaz olan arkadasi daha fazladayanamaz ve mikrafonu eline alir baslar konusmaya;''Benim de bir zamanlar çok sevdigim bir dostum vardi. Islerimbozuldugunda kendisinden para istedim,bütün parasini bana verdi. Sonra ondan nisanlisini istedim, üzülereknisanlisini da verdi . Nisanlisini istememin nedeni o kadininarkadasima layik olmamasiydi .(Hayatkadiniydi )Kendisi çok saf oldugu için arkadasimi o kadindan bu sekildekurtardim. Isleri bozuldugunda gelip benden is istedi, Arkadasimikendi emrimde çalistiramazdim, o yüzden is vermedim. Günün birindekarsilastigi yasli adam benim babamdi. Babam ölmek özereydi, onu arkadasimin yanina bengönderdim ve mirasini ona ben biraktirdim.Evine gelen dilenci kadin ise; benim annemdi. Ona bakip iyi yasamasinisaglamak için gönderdim.Ve şu anda evlenmekteoldugu kisi de benim kiz kardesim. Onu arkadasimla evlenmesine benikna ettim . Degerli misafirler, Iste biz böyle dostuz'' .........

2 Şubat 2009 Pazartesi

ÜÇ NASİHAT

Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış. Bu adam çalışmak amacı ile çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş.Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş. Yolda yürürken köşe başında birisi "Bir nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe" diye bağırıyormuş. Adam düşünmüş: 'Nasıl olur, bir nasihat 'ı bin akçeye satarlar, ben yıllarca çalıştım ve sadece 3000 akçe biriktirdim'Bu işe pek aklı ermemiş ama merak işte. Duramamış ve adama bin akçe vererek o nasihat 'ı satın almış. Nasihat " KADERDE NE VAR İSE O ÇIKAR" ve yoluna devam etmiş...İlerde yine köşe başında başka bir adam bağırıyormuş "bir nasihat bin akçe" diye. Adam yine dayanamamış bin akçe de o adama vermiş ve ikinci nasihat 'ı da satın almış. İkinci nasihat da: "GÖNÜL KİMİ SEVERSE GÜZEL ODUR"Son kalan bin akçesi ile de yoluna devam etmiş. Tam şehrin çıkışında yine köşe başın da bir adam bir nasihat 'ı bin akçeye satıyor. Adam bir parasına bakmış, bir de nasihati satan şahsa , dayanamamış ve kalan son akçesiyle de o nasihat 'ı satın almış. Son nasihatte:"HİÇ BİR İŞ ACELEYE GELMEZ". Parasız yoluna devam etmiş.Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile karşılaşmış.Topluluk telaş içindeymiş. Yaklaşmış ve oradakilerden birine neler olduğunu sormuş. Oradan birisi açıklamış, demiş ki : Burada şehrin tüm su ihtiyacını karşılayan bir kuyu var, ama kuyunun içinde de canavar var.Canavar suyu tutmuş, göndermiyor.Aşağıya kim indiyse bir türlü çıkamadı. Şimdi herkes korkuyor aşağı inmeye" Adam düşünmüş ve ilk satın aldığı nasihat aklına gelmiş. "Kaderde ne var ise o çıkar" aşağı inmeye karar vermiş. Aslında bu nasihatleri herkes bilir ama uygulayabilmemiz için belli bir bedel ödememiz gerekiyor. İnince canavar hemen yakalamış ve yerine götürmüş. Demiş ki: "Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler. Eğer sen bilirsen seni serbest bırakırım." Bir dizine sarısın ve dünya güzeli bir kadın,diğer dizine de kurbağa koymuş ve" söyle bakalım hangisi güzel?" demiş. Adam düşünürken aklına ikinci aldığı nasihat gelmiş ve "gönül kimi severse güzel odur" demiş. Bu cevap canavarın çok hoşuna gitmiş. Zira canavar, kurbağanın gözlerine aşıkmış. Adamı salmış ve suyu bırakmış. Almışlar adamı krala götürmüşler ve ağırlığınca altın vermişler.Adamımız yoluna devam etmiş ve nihayet evine varmış.Evinin camından içeri bakmış. Bir de ne görsün; karısı genç biri ile diz dize oturuyor. Hemen kılıcını çekmiş ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklına gelmiş "Hiçbir iş aceleye gelmez". Kılıcını kınına koymuş veiçeri girmiş. Hoş beşten sonra karısına o genci sormuş. Kadın da: "bey sen gittiğinde ben hamileydim ve bir oğlumuz oldu. Bu genç senin oğlun" demiş..! KADERİNİZ ve YOLUNUZ AÇIK OLSUN, HAYAT ACELE ETMEYE GELMEZ !.

30 Ocak 2009 Cuma

KENDİNE İYİ BAK !

"Kendine iyi bak" bir "veda" degil "elveda" cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde..."Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.""Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.""Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."Kendine iyi bak, derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine "Kendine Iyi Bak" gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar..*Taki son elveda mezar sessizligine bürünüceye kadar*Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez "Kendine Iyi Bak" derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.Kendine iyi bak, derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek.Kendine iyi bak, derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler. Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin.*Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin*Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak, derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler. Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler."Bitti" diyemedikleri için , kendine iyi bak derler."Kirildim ve affedemiyorum" diyemedikleri için kendine iyi bak derler."Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim" diyemedikleri için kendine iyi bak derler."Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum" diyemedikleri için kendine iyi bak derler.Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir,bilirler.Kendine iyi bak bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin....*Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma. Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem.. Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile...Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi?... Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de "Kendine Iyi Bak."*

29 Ocak 2009 Perşembe

SİZ İZMİR'Lİ MİSİNİZ?

Eger Kordon dendiginde akliniza elektrikli ev aletlerinin disindabir yer ismi geliyorsa ;Korfez kokusu nedir biliyorsaniz ;Hilton'un yapildigi tarihi hatirlayabiliyorsaniz ;Fame City' de deliler gibi eglenip (yasiniza bakmadan) ciktiginizda"vay be, bizim de bir gokdelenimiz var" dediyseniz;"TAM 35" ve "35 BUCUK" kavramlari size birsey ifade ediyorsa ;"Gevrek", "Cigdem", "Domat", "Nohut" gibi kavramlari kullaniyorsaniz ;"Boyoz" kelimesi size biseyler hatirlatiyorsa;Arapsaci, turpotu, dalagan, istifno, ebegumeci denizborulcesi...........nedir biliyorsaniz ;Konusurken arada bir diliniz, siz istemeseniz de "geliyom, gidiyom, gelcen,yapcan, etcen"seklinde surcebiliyorsa ; (Bakiniz Funda Hanim; Izmir'li oldugumuz için bölekonusuyoz )Hidirellez denince sokaklarda yakilan atesler akliniza geliyorsa(Izmir disindaki sehirlerin belli basli alanlari disinda ates yakilmazmis;halbuki Izmir'de sokaklarda ates yakilir)Behcet Uz'un kim oldugunu biliyorsaniz ;Attila Ilhan, Can Yucel, Sezen Aksu isimlerini duydugunuzda soyle bikabariyorsaniz ;Simdiye kadar kac kisinin "korfezi temizleyecegim" dediginihatirlayabiliyorsaniz ;Simdiye kadar bir kere bile olsa Sevinc'in onunde bulustuysaniz veyaSevinc'te "kup" yediyseniz ;Universite denince akliniza iki tane, ozel okul (kolej) denince de sayiliisim geliyorsa ;Sicakkanliysaniz ;Parasut kulesinden atladiysaniz ya da atlayan tanidiklariniz varsa ;Fuar'daki golde kugulara bindiyseniz ;Her sene Agustos'un sonunda fuara giderek " bir kac unlu gorsek bari"diyorsaniz ;Hicbir zaman bir yere gec kalma korkusu yasamadiysaniz ;Her yil 9 Eylul'de Turk Yildizlari'ni canli izliyorsaniz;Hayatinizin onemli bir bolumu belediye otobuslerinde geciyorsa;Nisan - ekim aylari arasinda haftasonlarini Guzelbahce, Urla, Seferihisar,Cesme, Inciralti, Sahilevleri,Mordogan, Karaburun, Gumuldur, Kusadasi, Dikili, Foca vb.'de geciriyorsaniz;Cocukken Kemaralti'nda kaybolduysaniz; (Ben iki yasimdayken kaybolmustum FPRIVATE "TYPE=PICT;ALT=:)" )Babaniz "biz cocukken Konak'ta denize girerdik" hikayeleri anlatiyorsa;Baska bir sehirdeyken insanlarin giyimleri ve davranislari size tersgeliyorsa;Etrafinizda sortlu, mini etekli, askili giysili kizlar ve sortlu, kupelierkekler gormek dikkatinizi cekmiyorsa;Kordon'un eski halini hatirliyorsaniz;Saat Kulesi'nin deniz kenarinda oldugu zamani hatirliyorsaniz;Pizzaniza ketcap ve/veya mayonez dokuyorsaniz;Bir kere bile YKM'nin onunde bulusup sinemaya gittiyseniz;En az bir yabanci dil biliyorsaniz ve gunluk hayatinizda turistlerealisiksaniz;Kampus denilince akliniza sadece Ege Universitesi'nin kampusu geliyorsa;Cuzdaninizda en az bir tane Kentkart varsa;Cevrenizde birilerinin Karsiyaka ve Izmir'in geri kalanini karsilastirdiginiduyunca kulak kabartiyor ve hatta itiraz ediyorsaniz;Izmir'in cevresindeki yazlik beldelerde biyikli, gobekli Ankarali veIstanbullulari gormek sizi rahatsiz ediyorsa;Mahsun Kirmizigul ile Alisan'i ayirt edemiyorsaniz;En son gittiginiz milli macin tarihini hatirlamiyorsaniz;Basketbolu futboldan daha cok seviyorsaniz;Yaya gecidi kavramindan habersizseniz;Kusadasi'na ADA diyorsaniz;Ugrak ve Bahane'nin yerini biliyorsaniz;Izmir'de sadece iki McDonald's olan zamanlari hatirliyorsaniz;Montro ve Lozan, size Avrupa sehirlerini hatirlatmiyorsa;Toplumsal sevinclerde ve kutlamalarda akliniza gidilecek sadece tek birbulusma yeri geliyorsa;Otobuste size biletini ya da kentkartini veren kisi karsiliginda paraalmamakta israr ediyorsa;Her yil okulun ilk haftasi elinizde listeyle Sevgi Yolu'na gidiyorsaniz;Yolda biriyle carpisinca digerinin hatasi olmasina ragmen refleks olarakgulumseyip ozur diliyorsaniz;Trafikte 34 plakali suruculerden sikayetciyseniz;Yengen deyince akliniza yiyecek bir seyler geliyorsa;Konak Meydani'nda vapura giden yoldaki cesmeden bir kez bile su icmisseniz;Kordon'da gunesin batisini izlemenin bir ayricalik oldugunu dusunuyorsaniz;"Okulu asmak" ya da "okulu kirmak" yerine "okulu ekmek" diyorsaniz;Fuar denilince akliniza lunapark geliyorsa;Size dogru yaklasan bir kamera ile mikrofon gorunce hizli adimlarla yolunuzudegistiriyorsaniz;Evinize en fazla 100 m uzaklikta bir Tansas magazasi varsa;Baska bir sehre gittiginizde orada yasayanlara aciyorsaniz;Goztepe, Cankaya, Bahcelievler isimlerinin sadece Izmir'de kullanildiginisaniyorsaniz;Uzaktayken "Aahh simdi Izmir'de olsaydim..." diyorsaniz;Siz İzmir lisiniz demektir...

GERÇEK SEVGİ

Bir kız ve bir delikanlı, bir motosikletin üzerinde 180 Km hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor;

Kız : Lütfen yavaşla, ben korkuyorum

Delikanlı : Hayır, bak ne kadar eğlenceli

Kız : Lütfen, lütfen, çok korkuyorum

Delikanlı : Peki, beni sevdiğini söyle

Kız : Seni çok seviyorum, lütfen yavaşla

Delikanlı : Şimdi de bana sıkıca sarıl

Kız delikanlıya sıkıca sarılır

Delikanlı : Şapkamı alıp, kendine takar mısın? Başımı çok sıktı.. Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı:

MOTORSİKLET KAZASI ; Motorsiklet, fren arızası nedeniyle, bir binaya çarptı. Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu.Gerçek ise şöyleydi; Yolun yarısında, delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kıza belli etmek istememişti.Bunun yerine, kızdan kendisini sevdiğini söylemesini istemiş ve kendisine son defa sarılmasını istemişti.Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı..alntı